Kuvay-ı Milliye, Kurtuluş savaşımızın başlangıcında düzenli ordu kuruluncaya kadar düşman işgaline karşı oluşan yerel mücadele örgütlerine verilen addır. Bunlar; genellikle hiçbir makamdan veya kuruluştan emir almaksızın bazı vatansevenlerin önderliğinde kurulan milli gruplardır. İşgalci düşmana karşı koyma bunlar sayesinde yapıldığı için İstiklal Savaşımızın düzenli ordu kuruluncaya kadar geçen bölümünde "Kuvay-ı Milliye" dönemi denmektedir. Yüce Türk Ulusunun bağımsız ve özgür yaşama karakterine uygun, büyük önder Atatürk "Ya İstiklal, Ya Ölüm" vecizesi ile anlam kazanan bu mücadele ruhuna da "Kuvay-ı Milliye" ruhu denmiştir. Anılan ilk dönemde milletin bağrından çıkan Kuvay-ı Milliye örgütleri son derece başarılı çalışmalar yapmışlar, Türk Milletinin esaret altında yaşayamayacağını tüm dünyaya göstermişlerdir. Düzenli ordu kuruluncaya kadar düşmanı yıpratmışlar, zaman kazanılmasını sağlamışlardır. Ayrıca halkta düşmana karşı koyma, onunla mücadele etme bilincini yerleştirmişlerdir. Böylelikle Türk Halkı gittikçe artan bir arzu ile silaha sarılarak istilacı düşmanla savaşmıştır. Bu büyük mücadeleye taraftar olmayan, hatta engel olmak isteyenler ise ya tamamen sindirilmiş ya da  mücadeleyi destekler hale getirilmiştir. Böylelikle de nihai zaferin kazanılması için uygun zemin hazırlanmıştır

Yörük Ali Efe , Kurtuluş Savaşımızın Batı Cephesinin önemli bir Kuvay-ı Milliye önderlerindendir. Kendisi 1895 yılında Aydın ilinin Sultanhisar İlçesinin Kavaklı Köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Yörüklerin Sarıtekeli aşiretine mensup İbrahim oğlu Apti, annesi yine Yörüklerin Atmaca aşiretinden Fatma'dır. Yörük Ali 3yaşında babasını kaybetmiştir.,

19 yaşına geldiğinde, Aydın dağlarında dolaşan Alanya'lı Molla Ahmet Efe'nin grubuna katılmak isteyen, bıyığı ve sakalı yeni terlemekte olan bu genç adam, Alanyalı'nın pos bıyıklı iriyarı Zeybekleri tarafından yadırgandı. "Ne o delikanlı" dediler, "Okul mu açtık, artık çoluk çocukta mı Zeybekliğe soyundu?..." Yörük Ali gereken en ağır sınavlara hazır olduğunu söyledi. Efelik törenlerine göre yapılan iyi nişancılık başta olmak üzere tüm sınavlarda başarı göstererek Alanya'lının grubuna katıldı. Kısa zamanda Efe'nin ve diğer tüm Zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak grupta ikinci adam konumuna yükseldi. Alanya'lı Molla Ahmet Efe'nin Bozdoğan Kavakdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali, EFE olarak yeniden kurduğu grubun başına geçti. 4 yıldan fazla bir süre dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe bu süre içinde daima ezilenin, mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu. Haklı olarak halk tarafından sevildi, itibar ve destek gördü.

Kurtuluş savaşımızın başlangıç tarihi büyük önder Mustafa Kemal ATATRÜK'ün Samsun'a çıktığı gün olan 19 Mayıs 1919 olarak kabul edilir. Mustafa Kemal Paşa daha ilk günden tüm vatanseverleri düşmana karşı silahlı mücadeleye çağırmış, düzemli ordu mevcut olmadığı için Erzurum Kongresinde Kuvay-ı Milliye'yi esas kuvvet olarak kabul etmiş ve Heyet-i Temsiliye Reisi olarak yayımladığı yönetmelikte de Kuvay-ı Milliye'nin nasıl teşkilatlanması gerektiğini detaylı olarak açıklamıştır. Onun bu çağrısına ilk uyanlardan bir tanesi Yörük Ali Efe'dir. 1 HAziran 1919 tarihinde işgal edilmiş Anadolu'yu düşmandan kurtarmak için düze inmiş ve mücadeleye başlamıştır.

Yörük Ali Efe ilklerin adamıdır. Kuvay-ı Milliye müfrezelerinin ilk yaptığı tahrip ve baskın yine onun liderliğinde 16 Haziran 1919 gecesi gerçekleşmiş, Malgaç köprüsü ve nöbetçi karakolu imha edilerek oldukça önemli miktarda cephane ve erzak ele geçirilmiştir. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu'da düzenli, bilinçli ve milli şuurla düşmana yapılan ilk baskındır. Bu önemli başarı halka ümit ve cesaret vermiş, düşmanın yurttan kovulabileceğine olan inancını arttırmış ve Yörük Ali Efe'nin liderliğini perçinleyerek gönüllülerin her geçen gün artmasını sağlamıştır.

Daha sonra Aydın birinci kez onun önderliğinde düşmandan kurtarılmış ancak takviye kuvvetlerle güçlenen Yunan ordusu Aydın'ı birkere daha ele geçirmiştir. Köşk, Umurlu, Dörtyol, Sarayköy cephelerinde Milli Aydın Alayı Umum Komutanı Yörük Ali Efe halkla beraber kahramanca mücadele vermiş olağanüstü savunma savaşlarıyla kendisinden donanımlı, sayıca çok fazla olan düşman kuvvetlerinin Anadolu içlerine doğru daha fazla ilerlemesini yaklaşık iki sene boyunca durdurmuştur. Bu süre zarfında Mustafa Kemal Paşa önderliğinde düzenli ordu birliklerine katılmaları istenmiş idi.,

Düzenli ordu saflarına kızanları ile birlikte ilk katılan Efe,Yörük Ali Efe'dir. Gerçek ve tam kurtuluşun ancak düzenli ordu ile gerçekleşebileceğini en önce kavrayanların başında gelen kahraman Efe, burada da Milis Komutanı sıfatı iledüşmanın tüm yurttan atılmasına kadar tam bir uyum içerisinde başarı ile vatani görevini yerine getirdi.

Yörük Ali Efe alçak gönüllü bir insandı. Kurtuluş Savaşı'ndaki rolü ile ilgili olafrak yapılan övgülere verdiği şu yanıt her zaman hatırlanacaktır :

" BAZI KİMSELER SAVAŞ ZAMANINDA YAPILAN İŞLERİN BİRÇOĞUNU BANA VE BAŞKALARINA MAL EDERLER. BU YANLIŞTIR. BİR KİŞİNİN, BEŞ KİŞİNİN, ELLİ KİŞİNİN BÖYLE BÜYÜK DAVALARDA NE EHEMMİYETİ OLUR Kİ? GÖNLÜNDE VATAN MUHABBETİ TAŞIYAN HER VATANSEVER O GÜNLERDE BİZİM GİBİ DÜŞÜNMÜŞ, BİZİM GİBİ DUYMUŞ ONDAN SONRA BİZİMLE BERABER OLMUŞTUR. MİLLİ MUKAVEMETTE ASLAN PAYINI KENDİNE AYIRMAKTA HATA VARDIR. BİR ELİN ŞAMATASI OLUR MU Kİ? "

 

Kuvay-ı Milliye'nin bu değerli komutanı T.B.M.M. tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Zaferden sonra Aydın'ın Yenipazar ilçesinde yaşamıştır.

Yörük Ali Efe 23 Eylül 1951 tarihinde 56 yaşında iken öldü. Vasiyeti üzerine Kurtuluş Savaşı'nda kendisinin baş karargahı olan Aydın İlinin Yenipazar İlçesinin Muslu Kuyu mezarlığına defnedilmiştir. ( 18 Ekim 2000 tarihinde naaşı YörükAli Efe müzesi bahçesindeki yeni kabrine nakledilmiştir)

Yörük  Ali Efe teriyle, toprağıyla, mertliğiile, dürüstlüğü ile, inancıyla, bütün saflığı, berraklığı, kavgası, vatan sevgisi ve namus anlayışı ile Anadolu insanının ta kendisidir. Her zaman halkına güvenmiş onlarla bütünleşmiş, önderlik etmiş ve sonra yine onların arasına dönmüştür.

Kadirşinas milletimiz tarafından da " EFELERİN EFESİ " ünvanı ile onurlandırılmıştır.

Kurtuluş savaşında kaybettiğimiz tüm şehitlerimizin ruhları şadolsun.

 Ana Sayfa